top of page

AYVALIK KAMUSAL ALANLARI GELİŞTİRME PROJESİ

  • ayvalikicinsiville
  • 24 Eki 2025
  • 18 dakikada okunur

Ayvalık için Siviller Platformu- Kamusal Alanlar Çalışma Grubu

Çalışma Grup Üyeleri

Vedat Zeki Tokyay- Mimar

Meral Özbek- Mimar, Sosyolog

Hilal Ayhan- Kent Plancı

Nevay Samer- Kent Plancı

Zeki Samer- Mimar

Murat Sanlı- Ekonomist

Femihan Özden-Ekonomist

Bilgi Yarcı- Y.Peyzaj Mimarı

________________________________________________________________________

Ayvalık Kamusal Alan Çalışma grubu olarak amacımız, Paşa Limanından Kırlangıç’a kadar kent kıyılarında kamusal mekanların geliştirilmesi üzerine çalışmaktı. Hedefimiz bu yönde öncelikle bir fikir taslağı geliştirmek, yani bu kıyı boyunun ortak boş zaman ihtiyaçlarının karşılanması için düzenlenmesine yönelik bakış açısını ve buna bağlı ilkeleri oluşturmaktı.

Kıyıdaki Proje Alanları: Paşalimanı- Çamlık. Marina ile Cumhuriyet meydanı arası. Cumhuriyet meydanı. Gümrük meydanı. Endüstriyel Peyzaj alanı (Gümrük meydanı ile Yeni Liman arasındaki kıyı alanı). Akademi- Cumhuriyet Okulu. Çekek alanı ile Kırlangıç kıyısı. Sözünü ettiğimiz bu alanların sorunlarını ve çözüm ilkeleri ve çözüm olanaklarını, ilerde yapılacak Çalıştaylarla bilgi, tartışma ve fikirlerin yayılımını geliştirmek ve bunlarla beslenen bir Mimari Yarışma Programının İhtiyaç Programını belirlemekti.

Paşa Limanı-Çamlık’tan Kırlangıç’a kadar bahse konu olan kıyı boyu (her ne kadar bu alanda varolan kapalı/yarı kapalı kimi mekanlar hakkında düşünmeyi gerektiriyorsa da), kamusal açık mekan niteliğini taşıyor. Kamusal açık mekanlar; ister ormanlardan deniz kıyılarına uzanan doğal çevrede olsun, ister kent içindeki parklar, sokaklar ve meydanlarda olsun halka  (kamulara) açık, herkesin kullanım için erişebileceği ortak alanlardır. İlkesel olarak ise “kamusallık”; kamu yararını gözeten, tarihe, doğaya, insana, hayvanlara dost olan, eşit ve özgür yurttaşlığa dayanan demokratik bir toplumsal yaşam ve kentsel çevre anlayışının ürünüdür. Kent hakkı ilkesi, doğal ve kentsel müşterek kaynaklara eşit ve özgür erişme hakkıdır ve bu hakkın gerçekleşmesi, mevcut yaşam tarzını katılımcı yaklaşımlarla iyileştirme haklarını da içerir.

Bu çerçevede benimsediğimiz yaklaşım; kıyıların betonlaşmaması, rant ve kar güdüsünün yanısıra resmi, emrivaki ve ayrıcalıklı düzenlemelere maruz kalmaması, ama aynı zamanda dantel gibi şekillenmiş kıyı alanlarının kendine özgü doğal özelliklerini anlayıp kıymetini bilerek, mevcut çevre ve kullanım sorunlarına çözüm önermek ve kamusal mekan ihtiyaçlarını karşılayan minimal tasarım biçimine yönelebilmekti.

Bu çerçevede tartıştığımız konular şunlardı: Paşa Limanı’nda doğal çevre sorunları olarak denizin kirliliği, yağmur hasadı gereği, alandaki kirlilik ve bırakılan çöplerin temizlenmesinin sürekliliğin sağlanması, toprağın niteliğine uygun endemik bitki ve ağaçların tespiti. Ayvalıklıların kıyıyı kullanımına yönelik olarak da, (ulaşım düzenlemelerine de paralel) yürüme-koşma ve bisiklet yolu düzenlemesi; karavan ve arabaların işgali ve teknelerin durumu; her yaş ve cinsten sosyal kesimlerin ihtiyaçları ve kanalizasyon sistemi ve iç denizin temizlenmesinin ardından halkın denize erişerek kıyıları serbestçe kullanabilmesine odaklandık.

Bu yönde çalışma grubu içinde tartıştığımız fikirleri, sizlere sunduğumuz projelerin değerlendirilmesi yönünde tek bir soru etrafında özetlersek: Kıyı alanlarında kamusal mekanların düzenlenmesinde “olası tahripkar müdahale” ile “minimal, doğal dokunuşlarla” zenginleştirilmesine yönelik tasarım arasındaki sınır nerde, hangi ilkelerle, nasıl çizilmelidir?

Kamusallık ilkesi, ortak bir meseleyi dert ederek toplanıp konuşan insanların asgari müştereklerde anlaşmasını da içerir. Bu nedenle asgari müşterekleri adlandırmak tartışmayı kolaylaştırabilir; insanlara, bunlarda ekleme çıkartma düzeltme yapmak ve her birinin altını genişletme şansı da verdiğinden sadece toparlayıcı değil detaylandırıcı ve zenginleştirici de olabilir. Bu açıdan, hali hazırda Ayvalık Kamusal Alan Geliştirme Grubunda ve Sefa-Çamlık sakinleriyle Toplantıda geliştirilen görüşlerdeki ortak eğilimler ve öneriler aşağıda belirtilmiştir. Bu görüş ve öneriler ihtiyaç Programının oluşumunda çok etkili olmuştur.

1-Ortak Akıl: İlkin, Ayvalık’ için üretilen projelerin, ilgili konudaki uzman bilgileriyle, Ayvalık yerel halkı, konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte; ve sonuçta projelerin uygulanmasında rol alacak Belediye’yle konuşup tartışarak ortak bir akıl oluşturmaya girişerek geliştirilmesinin önemi. Projelerin Ayvalık Siviller Platformunda toplantılarda daha sık tartışılması dahil. 

2- Ranta karşı olmak: Paşalimanı’nda (ya da başka yerlerde) yapılacak kamusal düzenlemelerin ilerde alanı ranta yol vererek tahrip edeceği endişesi. Tabiat Platformu bu tehditi  AB Fethi Sekin Parkı ve BBB’nin Sarımsaklı sahili projeleriyle de örnekledi. Bu bakışla, Paşalimanı kanalizasyon sistemi Sarımsaklı’ya bağlanıp, Ayvalık iç denizi temizlenmeden kumsalın plaj olarak kullanılmaması,

3- Esnek alanın muhafazası: Paşalimanı alanı, mevcut haliyle kamusal kullanımı olan bir alandır. Bir yandan Belediyenin Paşalimanı Tesisleri, Plajı ve Otoparkı, Çamlık Kır Kahvesi ve Çamlık Dondurmacısı halka hizmet veriyor. Ayrıca bu kumsal, masa, sandalye vb getiren, balık tutan vb. insanlar tarafından da kullanılan “esnek alan”lardandır. Paşalimanı Kumsalına odaklanırken, bu kullanım şekillerine hiç dokunulmaması yerinde olacaktır.

4- Otopark-Karavanlar ve çöplük durumu: Şu anda Kumsal araba ve karavanların işgal ettiği bir park yeri görünümüne bürünmüş olup, biriken çeşitli çöplerle mezbelelik haline gelmiştir. Bu sorunlar halledilmelidir.

 5- Yürüme, koşma ve Bisiklet yolları: Paşalimanı kıyısına doğa odaklı bir bakışla hiç dokunulmaması gerektiğini söyleyen görüşle tam tersi bu alanın mevcut kullanım halinin şöyle ya da böyle geliştirilmesini isteyen herkesin ortaklaştığı öneri, Paşalimanı’ndan başlayarak kıyı yolu boyunca yürüme- koşu ve bisiklet hareketleri için düzenlenmesi oldu. Sefa-Çamlık Toplantısında bir öneri, Küçükköy’e dek giden yolun da yürümeye uygun hale getirilmesiydi. Ayrıca, Çamlık kıyı-yol arasındaki topografik engellerin giderilerek alanın yürümeye uygun bir hale getirilmesi gerekmektedir.                         Bir öneri de, Çamlık Yolunda tek yönlü trafik uygulaması sayesinde mevcut yolun bisiklet ve yürümeye daha uygun hale getirilmesiydi.

6- Yeşil alan niteliğine kavuşması: Paşalimanı’nın yeşil alanı tasarlanırken mevcut toprak niteliğine uygun ağaç ve bitkiler tasarlanmalıdır. Kamusal Alan Çalışma Grubu olarak, toprak bilimci ve peyzaj uzmanı arkadaşların önerdiği türlerle ağaçlandırılmasını öneriyoruz. Bu ağaçlar hem yol boyu yürüyen insanlar ve kumsalı kullanacaklar açısından gölge sağlayacak, biyoçeşitliliği arttıracaktır.

Amacımız, sözünü ettiğimiz alanların sorunlarını ve olması gereken ilkeleri ve çözüm olanaklarını oluşturup bir Mimari Yarışma Programının İhtiyaç Programını belirlemektir.

Proje Alanları:

1.     Paşalimanı- Çamlık

2.     Marina ile Cumhuriyet meydanı arası

3.     Cumhuriyet meydanı- Gümrük meydanı

4.     Endüstriyel Peyzaj alanı (Gümrük meydanı ile Yeni Liman arasındaki kıyı alanı)

5.     Akademi- Cumhuriyet Okulu

6.     Çekek alanı ile Kırlangıç kıyısı

 

 

 

 

1.     PAŞALİMANI – ÇAMLIK ALANI

a)    Tarihçe:

Sefa Çamlık bölgesi, 20. Yüzyıldan sonra gelişmeye başlamıştır. Daha önce tamamıyla bir doğal park hüviyetindeydi. Bu bölgenin imara açılması Daha çok, Ayvalık’ın varlıklı tüccarları, İstanbul ve Avrupa’da gördükleri mimari eserlere benzer malikaneleri burada da yapmak istemişlerdir. Ayvalık evlerinde çok sınırlı olan bahçeyi burada büyük ölçülerde yapmak, denizin ve ormanın içinde olmak ve Ayvalık’taki endüstriyel kirliliğinden, gürültüsünden kurtulmak istemişlerdir. Ayrıca, deniz kıyısında bir dizi yalı ve çamlığın üst kotlarında şale’ler yapılmıştır. Bu yalılardan kalan dört adedi şimdi konut olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla, eklektik yapılarından dolayı Çamlık’taki binaları Ayvalık mimari üslubuyla bağdaştırmamız olanaksız olmasına karşın kentin belirli bir dönemini Mimari olarak anlatması açısından, kültürel miras ve mimarlık tarihi açılarından çok değerli kabul edilmelidir. Ancak, Cumhuriyet döneminde modern mimarlık tarzında bazı nitelikli konut yapılarının varlığını biliyoruz. Cumhuriyet döneminde, eski demografik yapı değişmiş ve bazı 4-5 katlı betonarme yapılarda orta sınıftan aileler oturmaya başlamıştır.

 Orada bildiğimiz ünlü dinsel yapılar arasında Çamlık kavşağındaki yıkılmış Aya Nikola manastırı ile Paşalimanı’nın karşısındaki Tımarhane adasındaki Aya Peraskavi manastırı ve Çamlık Camii bulunmaktadır. Ayrıca, Çamlığın sonundaki çamlık korusu çok önemli bir doğal varlık olmasına karşın, Orman müdürlüğü tarafından iyi yönetilemediği ve kontrol edilemediği için zeminde bir dizi atık bulunmakta, koruluğa ulaşım araçları (merdiven veya rampalar)i olmadığı için de insanlar için cazibe unsuru olamamıştır. Çamlık Koru’nun kuzeyindeki Paşalimanı 20. Yüzyılda plaj olarak kullanılmıştır. Çamlık ile Marina arasındaki alanda ise kara ile kıyı arasındaki kot farklılıklarından dolayı bu deniz kıyısı alanı tarih boyunca pek kullanılamamıştır.

b)    Sorular ve Tanımlar:

1.     Paşalimanı- Kamusal bir Mekan olmalı mıdır?

Paşalimanı, Kamusal mekan olmaya çok uygun olduğunu gösteren işaretlere sahiptir. Öncelikle 20. Yüzyılda Plaj olarak kullanılmış, şu anda da çok küçük de olsa bir bölümünden denize girilmektedir. Denizde yüzmek için gerekli ölçütlere (dalga, zemin, manzara) sahiptir. Güney yanının Orman olması, ona, kamusal kullanım açısından ayrı bir özellik vermektedir. Çok eskiden beri kullanılan bir iskelesi olması ona deniz ulaşımında olanaklar sağlamaktadır. Ana ulaşım arterinin üzerinde olması, insanların toplu ulaşım, deniz ulaşımı ve oto ile bu bölgeye ulaşabilme olanaklarını vermektedir. Ayrıca, Belediye’nin işlettiği güzel bir restoranı ve kafeteryası bulunmaktadır. Bu da yeme içme etkinliğinin çekirdeğinin olduğunu göstermektedir.

Ayrıca, Ayvalık’ta bir dizi etkinliğin (bisiklet, koşu, gezinti, oturma, yüzme, yeme içme, konser vs) deniz kıyısında yer aldığı bir kamusal alan yoktur. Paşa limanında, insanların yukarıda sözünü ettiğimiz etkinlikler arasında yerine getirdiği sadece yeme içme etkinliği ve kısmen yüzmedir.

Kamusal açık alanlar, herkesin serbestçe erişebildiği, özel mülkiyete ait olmayan, insanların ve hayvanların rekreasyonel (yürüyüş, koşu, bisiklet vb. spor aktiviteleri, sosyal etkileşimi sağlayan yeme-içme, oturma ve toplanma alanları, kültürel ve sanatsal faaliyetleri ile doğada öğrenme ve eğitim)  ihtiyaçlarını sürdürebildikleri ortak kullanımına açık, demokratikliğin ve özgürlüğün simgesi kentsel alanlardır.

Tüm bu nedenlerden dolayı, Paşalimanı bir Kamusal mekan olmalıdır. Mekan, o yerin insanlar tarafından tasarlanmış halidir. Şu anki haliyle bir kamusal mekan olma özelliklerine sahip olmadığı, ancak doğal potansiyeli barındırdığı için, yerin gereklerine ve ilkelere göre yeniden tasarlanmalıdır.

2.     Çamlık deniz kıyısı, Kamusal bir Mekan olmalı mıdır?

Sözünü ettiğimiz alan, Çamlık otoyolu ile deniz arasındaki alandır. Kentli, Marina’dan Paşalimanına doğru düzgün yürüyemiyorsa veya bisiklet kullanamıyorsa, sadece Ayvalık’tan gelenler değil Çamlık’ta yaşayanlar bile deniz kıyısında spor yapamıyor ve denizle ilişki kuramıyorsa elbette Kamusal bir Mekan oluşturulmalıdır. Bu otoyol ile deniz arasındaki kara bölgesi yer yer 200 cm yer yer de 35 mt olduğundan dolayı, tüm şeriti Kamusal mekan olarak belirleyemeyiz.  Kamusal mekanın gerektirdiği özelliğine sahip pilot alanları aramalı ve bu pilot alanlardan kamusal mekan yaratmalıyız. Örneğin Yelken restoranın önünden Beyaz Yalı’ya kadar olan 382 mt uzunluğundaki, otoyol ile deniz arasındaki uzunluğun 35 mt’den 16 mt’ye değişken olduğu ve deniz kıyısının yürümeye uygun olduğu alan Kamusal bir mekan olmaya adaydır. Ayrıca coğrafya ve topoğrafya’nın yarattığı ikili yapı, altta deniz kıyısı, üstte kara şeriti, kamusal mekana ayrı bir zenginlik katmaktadır. Bu topoğrafya ve deniz kıyısı ağaç-bitki örtüsü korunmalıdır.

        3.Paşalimanı ile Çamlık kamusal alanlarının ortaklaşa yürütmesini istediğimiz etkinlik nedir?

Birbirinden farklı yerlerde ve biçimlerde olmalarına rağmen 2 kamusal mekan bağlantısını ve bütünleşikliğini yürüme, koşma ve bisiklet etkinliği gerçekleştirmelidir. Bu etkinlik, Paşalimanından başlamalı ve Ayvalık’ın diğer kamusal mekanlarına kavuşmalıdır. Bu etkinlik aslında tüm Ayvalık Kamusal alanlarının toplardamarıdır. Çünkü, bu dinamik insan etkinliğini kent içinde bir kamusal mekandan diğerine taşıyan toplardamarlar, kentin kalbine toplumsal iletişimi pompalarlar.

Açıkçası, bu ortaklaşa yürütülen etkinlik, insanın denizle olan ilişkisinin kesintiye uğramamasını sağlar.

3.     Bu Kamusal Mekanların oluşturulma süreci nedir?

*Öncelikle alanın tarihi, çevresindeki doğal ve kültürel miras varlıkları, morfolojik durumu, bitkisel ve organik yapısı, kullanım şekilleri incelenmelidir.  Peyzaj Mimarı, Ziraat Mühendisi ve Toprak Bilimci bölgenin organik yapısının özelliklerini vermelidir.

*Bölgede yaşayan insanlarla konuşulmalı, görüşleri alınmalı ve beklentilerinin neler olduğu anlaşılmalıdır. Eğer o bölgede konut yerleşimi değil esnaf tarzı bir ticaret yerleşimi varsa onların temsilcileri, kurumları ile görüşülmelidir.

* Daha sonra, Kamusal mekanın ille de Nitelikli bir Tasarımla elde edilebileceği konusunda fikir birliğine varılmalıdır.

*Bu nitelikli Tasarımın İLKELERİ ve İHTİYAÇ PROGRAMI yazılmalıdır.

*Bu İlkeler ve İhtiyaç Programı, öncelikle, sivil toplum örgütleri (Ayvalık Tabiat Platformu, Tema, Kadın dayanışması, ÇYDD, ADD vb), Kent Konseyi, Ayvalık Belediyesi, Balıkesir Büyük Şehir Belediyesi ile tartışılmalıdır. Tartışmaların sonucunda gerekirse İLKELER ve/veya İHTİYAÇ PROGRAMI değiştirilmeli veya geliştirilmelidir.

*Bu İLKELER ve İHTİYAÇ PROGRAMI temel alınarak Kentsel Mimari Tasarım Yarışması açılmalıdır.

* Mimari Tasarım Yarışması tamamlandığında ve jüri sonucunu bildirdiğinde, birincilik ödülünü alan Proje ve maket halka duyurulmalıdır. Bu yöntem olarak, projenin bir sergisi olduğu gibi, buna ek olarak internet üzerinden de erişilebilir bir site şeklinde de olabilir.

Buradan kentlilerin geri dönüşleri dikkatle incelenmeli ve gerekiyorsa, Jürinin de onayı ile kazanan Projede bazı değişikliklerin de yapılması sağlanmalıdır.

*İlgili Belediye (Ayvalık veya Balıkesir B.Ş.B.) uygulamaya etaplar halinde başlamalıdır.

c. İlkeler:

İlkeler, toplumun çoğunluğu tarafından görüş birliğine varılan ve her türlü tartışmanın üstünde sayılan temel düşüncelerdir. İhtiyaç Programı, her aşamasında bu ilkeleri kullanır. Tasarımın anayasası, bu ilkelerdir.

1.     KAMUSAL MEKANDA DOĞAL YAŞAM ORTAMININ YARATILMASI GEREKLİDİR. BU YÜZDEN HİÇBİR YENİ BİNA YAPILMAMALIDIR. KAMUSAL MEKANIN DÜZENLEMESİNDE YERİNDE DÖKME BETON KULLANILMAMALIDIR.

2.     KAMUSAL MEKANDA KENTLİNİN DENİZLE OLAN İLİŞKİSİNİN KESİNTİSİZ OLARAK SAĞLANMASI ŞARTTIR. BU YÜZDEN İNSANLARIN YÜRÜME, KOŞMA, SPOR, OTURMA VB. ETKİNLİKLERİNİ SAĞLAYACAKLARI EN NİTELİKLİ FİZİKSEL ORTAMIN SAĞLANMASI GEREKMEKTEDİR.

3.     KAMUSAL MEKANA TOPLU ULAŞIMIN VE BİSİKLET ULAŞIMININ HER AŞAMADA SAĞLANMASI GEREKİR.

4.     KAMUSAL MEKANIN SINIRLARINA, ACİL DURUMLAR HARİÇ, LASTİK TEKERLEKLİ ARAÇLAR GİREMEZ.

5.     KAMUSAL MEKANDA ÇOCUKLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ ESASTIR.

6.     KAMUSAL MEKANDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK MUTLAKA SAĞLANMALIDIR.

 

d)    İhtiyaç Programı

1.    PAŞALİMANI-ÇAMLIK BÖLGESİ

A.     Hali hazır durum:

a)     Paşalimanı:

*Paşalimanı alanında Mevcut tek yapı Belediye Restoranı, kafeterya ve müştemilatlarıdır.

*Mevcut iskelenin güney ve batı yönü plaj olarak kullanılmaktadır.

*Alanda tek tük ağaç ve bitki bulunmaktadır.

*Kuzeyden güneye doğru geldikçe yol ile alan arasında kot farkı artmaktadır. Kuzey ucunda yol 30 cm kadar yukardayken güney ucundaki fark 144 cm civarına çıkmaktadır. Yol ile Plaj arasında da bazı küçük çukurluklar bulunmaktadır. Özetle, yağmur suyu gidecek bir kaynak bulamadığı için, kışın alanı bataklığa çevirmektedir.

Türkiye – Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği (Resmî Gazete, 2005 ve güncellemeler)’ne göre sulak alanlar;

“Doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suların durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu olduğu, denizlerde gelgit halinde 6 metreyi geçmeyen derinlikteki alanlar ile bu alanların kara tarafındaki ve su ile ekolojik, hidrolojik açıdan bağlantılı tampon bölgeleri kapsayan ekosistemler.”

* Paşalimanı, bir sulak alan değildir. Her şeyden önce sulak alanlardaki su kütlesi yılın her döneminde varlık gösterir. Yağışların artması ya da azalması bu suyun miktarını değiştirebilir ama yine de yılın her döneminde sulak alanlarda su bulunur. Bu sayede suda yaşayabilen bitkiler yaşamlarını devam ettirebildikleri sürekli bir kaynağa sahip olurlar. Sadece bitkiler değil, kuşlar, memeliler, balıklar, böcekler gibi diğer canlılar da sulak alanların yarattığı bu çok zengin yaşam alanı içinde kendilerine yer bulurlar.

Bildiğiniz gibi Türkiye’deki tüm Sulak alanları belirleyen ve koruma altına alan Ramsar Sözleşmesi ve Ramsar Sekreteryasıdır. Bu kurum Uluslararası Doğa Koruma Birliğine (IUCN)bağlıdır. Ülkemizdeki Ramsar Sözleşmesinin yürüten kurum ise Tarım ve Orman bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüdür. WWF (World Water Fund) 2017 yılında Ayvalık’ı da içine alan bir Sulak alanlar çalışması yaptı ve WWF’in bu Envanter çalışması, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı Ulusal Sulak Alan Envanteri ve Yönetim Bilgi Sistemi’ne entegre edildi. Bu listede Paşalimanı gözükmemektedir.

*Paşalimanında endemik bitki yoktur. Ekosistem ancak sulak alanlarda ve ağaç ve bitkilerin ortamında gelişir.

*Mevcut kafeteryanın ucunda çalışan bir iskele bulunmakta, onun dışında kumsal boyunca irili ufaklı iskeleler bulunmaktadır.

*Koyda küçük kayıktan 10 mt uzunluğunda yat’a kadar farklı büyüklük ve nitelikte tekne bulunmaktadır. Demek ki, Çamlık bölgesinde böyle bir gereksinim vardır ve gelecekte de olması beklenmektedir.

*Mevcut restoran önündeki iskele, 20. Yüzyılda Ulaşım için teknelerin çalıştığı bir alandı. Şimdi herhangi bir kamusal deniz ulaşımı bulunmamaktadır.

*Alan, herhangi bir kamusal mekan oluşmadığı için otopark ve karavan parkı olarak kullanılmaktadır.

* Mevcut alanın ortasından yağmur suyu hattı geçmekte ve denize bağlanmaktadır.

*Ana rüzgar Batı yönünden İmbat olarak gelmektedir. Poyraza ve Lodosa kapalıdır.

*Mevcut alan, karavanlar tarafından işgal edilmiştir.

*Mevcut alan otoparkla işgal edilmiştir.

b)     Marina ile Paşalimanı arasındaki Sefa- Çamlık kıyı kenarı durumu:

*Marinadan Paşalimanına kadar, deniz ile otoyol arasında, 100 cm ile 800 cm arasında farklı yükseklikler bulunmaktadır. Bazen 150-200 cm yaya yolu genişliği olmakta, bazen mevcut yalı bahçe duvarlarından ötürü bu yaya yolu genişliği 50 cm’e inmektedir.

*Oto yol ile deniz arasında, alt kottaki deniz kıyısı ile üst kottaki kara parçası olmak üzere 2 parçalı alan bulunmaktadır.

* Kapri Plajı ile birlikte düzgün yaya yolu yapılmamış ve dengesiz bir zemin düzleminde yürümek veya koşmak zorlaşmıştır.

* Marina’dan Güneye doğru, öncelikle 200 cm genişlikli bir yaya yolu bulunmakta, bu yol, 185 mt uzaklıkta yer alan bir yeşil alanla buluşmaktadır. Yeşil alanın en geniş yeri yaklaşık 27 mt ve uzunluğu 250 mt’dir. Alanda çam ağaçları bulunmaktadır.

* Daha sonra Kapri Plajı ve Yelken İhtisas kulübü gelmektedir. Bu alan, tüm Çamlık kıyısında denize uzanan en geniş çıkıntıdır. Ancak, Yelken kulübü ile Plaj arasında kalan alan atıl kalmış bir alan ve denize inen kayalıklar bulunmaktadır.

* Yelken kulübünden sonra, karasal sınırın batı ucuna kadar uzanan Yelken Restoran yer almakta, devamında Beyaz Yalıya kadar 380 mt uzunluğunda, en geniş yeri 35 mt, en dar yeri 5 mt olan bir yeşil alan bulunmaktadır.

*Beyaz Yalı’dan özel mülkiyet arsalara kadar, 170 mt uzunluğunda, deniz-yol arası ortalama 12 mt genişliğinde bir kıyı alanı bulunmaktadır.

*Bu kıyı hattından sonra 156 mt uzunluğunda, içinde ev veya bahçe, arsa olan özel mülkiyet parseller bulunmaktadır.

*Özel mülkiyetlerden sonra, Paşalimanına kadar 380 mt uzunluğunda, ortalama 5 mt genişliğinde bir kıyı bandı bulunmaktadır.

 

 

B.Paşalimanı Kamusal mekanına Ulaşıma dair hizmetler:

1.     Yaya ulaşımı ve koşu pisti

2.     Bisiklet ulaşımı ve bisiklet parkı

3.     Deniz Ulaşımı

1+2. Yaya yolları, koşu pisti ve Bisiklet yolları:

Yaya- Koşu ve Bisiklet yolları Paşalimanı’ndan Marinaya kadar kesintisiz olmalıdır. Yaya yolu için 300 cm, Koşu yolu için 100 cm, Bisiklet yolu için gidiş ve dönüş için 100’er cm, bisiklet ile koşu yolu arasındaki yeşil alan için de 80 cm asgari genişlik tutulmalıdır.

 

Bisiklet yolu ile otoyol arasındaki güvenliği sağlamak üzere sürekli bir çelik bariyer yapılmalıdır. Bisiklet yolu zemin olarak asfalt otoyol zeminini kullanacaktır. Asfalt zemin, bisiklet kullanımına aykırı ise uygun başka bir zemin uygulanacaktır. Bisiklet yolu zemini farklı renge boyanarak ayırt edilebilir

 Bisiklet yolu ile koşu yolu arasındaki, 80 cm’de bulunan asfalt ve alt yapısı 60 cm derinliğe kadar kırılmalı ve minumum 60 cm bitkisel toprak ve otomatik sulama hattı yerleştirilmelidir. Yeşil alandaki bitkiler, sağa sola yayılmayan, dikensiz ve dikine büyüyen tarzda olmalıdır. Yeşil alanın sağı ve solunda beton bordür olmamalıdır.  Koşu pistinde ise, önce asfalt kırılmalı, sıkıştırılmış zemin üzerine özel kalibrasyonlu kiremit kırığı veya kiremit irmiği kullanılmalıdır.

Gezinti yaya yolu ise ya doğal taş kaplama şeklinde uygulanmalıdır. Gezinti yaya yolları otoyol kenarında bisiklet ve koşu pistinin yanında, onun dışındaki geniş ve deniz kıyısı alanlarda ise deniz kıyısında yer alabilir.

Bu hizmetler için Paşalimanı -Çamlık bölgesindeki denizle karayolu arasındaki alan yeterlidir. Tek sorun, kıyıda yer alan 3 yalı ile 1 adet duvarla çevrili boş arsadır. Ya, bu yalıların bahçeleri kamulaştırılacak ya da o noktada otoyol kısmı olarak daraltılacaktır.

Marina’dan Cumhuriyet meydanına kadar olan yolda ise, araçtan arınmış yayalaştırılmış kent sistemine geçildiğinde hiçbir sorun yoktur. Böyle bir uygulama yapılmadığı ve çift yön uygulaması devam ettiği durumda ise, şu anki Açelya mekanına kadar deniz kıyısında ahşaptan yüzer platform yaparak bu ölçü eksiği tamamlanmış olacaktır.

2.     Otomobiller

Otomobillerin kamusal alanın içine girmeleri yasaktır. Ancak, acil sağlık durumları ile restoran ve kafeteryanın gıda tedarikleri, çöp deşarjı veya yangın durumu için makul mesafede duracak ambulans, itfaiye ve kamyonet cepleri yapılmalıdır. İnsanlar, ulaşımlarını toplu ulaşım ile sağlayacaklardır.

3.     Deniz Ulaşımı

1923-1953 yılları arasında İstanbul- Ayvalık Vapur seferinin yapıldığını ve tekne seferleriyle Cunda- Ayvalık-Paşa Limanı- Sarımsaklı seferlerinin yapıldığını ve Paşa Limanı iskelesinin kullanıldığını biliyoruz.

Şimdi, Kırlangıç iskeleden kalkan tarifeli deniz seferi, Ayvalık Merkeze, Çamlık iskeleye, Paşa limanı iskeleye uğramalıdır. Bu sayede lastik tekerlekli araç trafiğini azaltmış ve deniz yolunu özendirmiş oluyoruz.

C.Paşalimanı Kamusal mekanında Doğal yaşamın yaratılması:


Bitkisel Peyzaj dokusu

 

Hem Çamlık bölgesinde, hem de Tepede yoğun bir yeşil doku olmasına ragmen, Paşalimanı bir çöle benzemektedir. Özellikle insanların kullanmasını istediğimiz bu bölgenin doğal yapısının zenginleştirilmesi gerekir:

 

NEDEN AĞAÇLAR VE BİTKİLER GEREKLİDİR?

 

*İnsanların Akdeniz ikliminde yoğun ve büyük gölge gereksinimi ancak büyük taçlı ve yoğun bitkili ağaçlarla sağlanır. Yani Palmiye yeterli değildir.

 

*Ağaçlar aynı zamanda dış dünya ile kamusal alan arasındaki sınırı oluştururlar.

 

*Ağaçlar karbon emisyonunu azaltırlar.

 

*Ağaç ve bitkilerin varlığı, ekosistemi destekleyerek farklı türlerin yaşaması için uygun habitatlar oluşturur; bu da biyoçeşitliliği artırır. Endemik bitkiler türeyebilir.

 

*Ağaç ve bitkilerin varlığı, kuşlar ve böceklerle bir “habitat animalis” yaratır.

 

*Köklerin oluşturduğu yeraltı yapısı, yağmur suyunun toprağa sızmasını kolaylaştırır ve yeraltı su kaynaklarının beslenmesini destekler.

 

*Akdeniz bölgesinde yoğun olan ultraviyole (UV) ışınları, insan ve hayvan sağlığı için zararlıdır. Ağaçların oluşturduğu gölge, UV maruziyetini azaltarak koruyucu bir etki sağlar.

 

NE TÜR AĞAÇLAR?                                                                                                                                                Toprak Bilimci’nin verileri doğrultusunda  Peyzaj Mimarı, toprağın fiziksel ve kimyasal yapısına uygun bitki türlerini belirlemelidir. Su kaynakları kısıtlı olduğu için, kuraklığa dayanıklı ve az su tüketen bitki türleri tercih edilmelidir.

Tüm ağaç ve bitkilerin yıllık su ihtiyacını karşılayacak kapasitede yağmur suyu hasadı için sarnıçlar ya da su depolama alanları planlanmalıdır. Ayrıca, suyun etkin ve kontrollü kullanımını sağlamak amacıyla, otomatik sulama sistemi tasarlanmalı ve ana sulama hattı, sarnıç pompasına ya da su deposuna bağlanmalıdır. Bu yaklaşım, sürdürülebilir ve rasyonel su yönetimi sağlar.

Ağaçlar genellikle yol kotundaki dolgu toprağın üzerinde konumlandırılacaktır.

Ağaçların yerleştirilmesi, yapılacak olan Mimari Proje Yarışmasının Yerleşim Planında belirlenecektir.

 

Yürüyüş alanları:

Yürüyüşler alanları rotası da Mimari Proje Yarışmasının konusudur. Ancak, yürüyüş hattı yol boyunca Çamlığa ve Merkeze bağlı olacağı için yol kıyısından olacaktır. Diğer yürüyüş alanları da Mimari Proje Yarışmasına sunulan planlarda belirlenecektir.

Oturma &Piknik alanları:

İnsanlar, kamp sandalyesi ve masasıyla gelip çayırda oturabilecekleri gibi, böyle bir imkanla gelmeyenler için de, gerek 3’lü gerekse daha çoklu oturmayı sağlayacak tarzda kent mobilyaları kullanılmalıdır. Bu kent mobilyalarının sağlamlığı ve ergonometrik rahatlıkları önemli kriterler olacaktır.

Yetişkin açık fitness alanı:

Yetişkinlerin açık havada spor yapacakları uygun aletlerden oluşan bir açık hava fitness alanı düzenlenmelidir.

Çocuk oyun alanı:

Çocukların oyun alanları, plastik çocuk oyun modülleriyle çözülmemelidir. Çocuklar, doğanın içinde, yaratıcı çözümler bulabilecekleri, kısmen spor da yapacakları, doğal malzemelerden yapılmış bir oyun alanında oynamalıdır. Çocuklar, oyun alanında güneşe muarız olmasınlar diye çevresinde gölge verecek ağaç olmalıdır.

Yetişkin oyun alanı:

Gölgelenmiş alanlarda, mermer masada satranç, dama oynanabilmelidir. Ayrıca, ping pong masaları konulmalıdır.

Balık tutma alanları:

Deniz kıyısında, plaj olmayan bazı kıyılarda balık tutma alanları olmalıdır. Bunlar, sabit, taş veya kayadan oyularak yapılmış oturma setleri olabilir.

 

D.Kamusal mekanda Sürdürülebilirlik nasıl sağlanmalıdır?

Amaç, bu alanın tüm ihtiyaçlarını kendisinin karşılamasıdır. Bu alan, gece de kullanılacağı için, aydınlatılmalıdır. Tüm dış ve iç aydınlatmalar ve diğer enerji tüketimleri tamamen Proje dahilinde ve bu sahanın içinde yer alacak PV’ler veya rüzgar türbinleriyle üretileceklerdir.

Alanda kullanılacak peyzaj suyu tüketimi ve temizlik suyu, tamamıyla sarnıçlardan elde edilecek suyun depolanmasıyla sağlanacaktır. Bu yüzden, tasarımcı, hangi bölgelere, hangi şekillerle ve ne büyüklükte Sarnıç yapılacağını ve alanda kullanacağı drenaj boru şebekesini Projesinde açıklamalıdır. Paşalimanının ortasından geçen ve Çamlık bölgesinin yağmur suyunu toplayan kollektörün Paşa limanına bağlandığı noktada bir sarnıç yapılmalıdır.

Karbon salınımının azaltılması için alanda yeterli miktarda ağaç ve bitki olmalıdır. Ağaç ve bitkiler, karbondioksit emerler ve ortama oksijen verirler. Kamusal mekanın yapımında, petrol ürünü veya enerji kullanılmadan yapılmış Organik yapı malzemeleri kullanılmalıdır.

 

2.MARİNA İLE CUMHURİYET MEYDANI ARASI KAMUSAL ALAN

 

Balıkhane:

Balıkhane şu anda çalışmamaktadır. Çünkü üstündeki çelik örtü yanlış bir tasarımdır. İnsanları poyraz ve yağmurdan koruması gereken örtü tüm poyrazı ve yağmuru içeri almakta, bu durumda balıkçılar için bir barınak olamamaktadır. Bu alan, bir yandan da balıkçıların teknelerini tutabilecekleri bir alan olma özelliği taşımaktadır. Doğuya bakan koy rüzgarlara karşı korunaklıdır. Ancak, çelik örtü korunup yüksekliği azaltıldığı ve kuzey yönündeki poyraz durumunda içeriyi koruyacak dikey bir örtü yapıldığında balıkhane çalışacaktır. Balıkhanenin satış kısmı örtünün altında olmalıdır. Ayrıca, gecekondu usulünde yapılmış balıkçı lokantaları kaldırılmalı, onlar sadece balık işlevi değil diğer işlevleri de barındıran çağdaş yeme içme yapıları tasarlanmalıdır.

Aynı yarımadanın örtünün dışında kalan alan, şu anda merkezi işgal eden gezi teknelerinin terminali olarak kullanılmalıdır. Ayrıca, 125 mt uzunluğundaki yarımada sahili, promenad- yürüyüş için de çok uygun bir yoldur.

Balıkhaneden Cumhuriyet meydanına kadar olan alan: Bu alanda, ister tek yön ister çift yön, isterse araçların kent merkezine giremediği bir çözüm olsun mutlaka iki şerit gereklidir. Bu iki şerit değişmekle birlikte ortalama olarak 850 cm civarındadır. Bu yolun deniz tarafında 380 cm civarında mevcut bir yaya yolu bulunmaktadır. Bisiklet ve koşu yolu Marina’da sonlanabilir. Sadece yürüme yolu devam edebilir.

 

Deniz kıyısındaki kafeteryalar:

Balıkhane ile Cumhuriyet Bulvarı arasındaki yolda 3 adet kafeterya bulunmaktadır. Bu kafeteryaların varlıkları TC. Kıyı Kanuna aykırıdır. Ayrıca çok dar olan deniz kıyısı alanında insanların denizle ilişki kurmalarını engellemektedir. Kaldırılmalıdır.

 

Kafeteryalar ile Cumhuriyet meydanı arasında kalan alan, Balıkhaneler gibi geniş bir alandır. Ancak, bu alan, kaldırılan kafeteryalarla birlikte yenide tasarlanmalıdır.

Balıkhaneye taşınan gezi teknelerinden boşalan alanda, deniz kıyısında yapılan bir sahil düzenlemesiyle insanların denizle olan ilişkileri zenginleştirilmeli, kıyı boyunca yürüyüş, basamaklarda oturma, balık tutma gibi etkinlikleri kolaylaştıracak tasarımlar geliştirilmelidir.

 

Ancak, bisiklet, promenad ve koşu bandı işlevleri, Cumhuriyet meydanına kadar sürdürülmelidir. Bu işlevlerin alt yapısı, Cumhuriyet meydanından Marina’ya kadar yolda özel araç olmamasıdır. Mevcut oto yolun ortasında, 4-5 mt genişliğinde, sağı ve solu fiziksel bariyerlerle kapatılmış “Ayrılmış yol” olacak ve bu yoldan  elektrikli otobüslerle hızlı Toplu Ulaşım yapılacaktır. Bu yoldan geriye kalan sağ ve sol bantlarda ise yeşil bir kuşak, ayrılmış bisiklet parkuru, kara ve deniz tarafında gezinti yolu olacaktır. Bu düzen Cumhuriyet meydanına kadar sürdürülecektir.

 

 

 

3.CUMHURİYET MEYDANI İLE GÜMRÜK MEYDANI KAMUSAL ALANLARI

 

A.     CUMHURİYET MEYDANI

1. Özel araçlar ve Meydan:

Önerdiğimiz Meydan, Batıda Kafe Kanelo, Doğuda Vural Pasajı, Kuzeyde Yapı Kredi ve Halk Bankaları, Güneyde de İş Bankası ile sınırlanmıştır. Araçsız ve yayalaştırılmış kent uygulamasına geçildiğinde, bu meydandan sadece acil durum araçları ile toplu ulaşımı sürdürecek  elektrikli araçlar geçecektir. Dolayısıyla, onların dışında Meydan sivillerin yaya dolaşımına ve bisiklete ayrılacaktır. Meydanda taxi parkı olmamalıdır. Çünkü, alan yayalaştırılmış olacaktır.

 

2.Meydanı çevreleyen mevcut yapılaşmalar ve şekil değiştirmeler:

Meydanı çevreleyen yapıların bir kısmı çağdaş modern yapılardır. (Vural Pasajı, İş bankası, Halk Bankası, Yapı Kredi Bankası) Tarihi karakol geleneksel kültürel miras ürünüdür. Meydana bakışı olumsuz olan ve hiç yakışmayan tek yapı, bir zamanlar bir zeytinyağı fabrikasını yıkıp yerine yapılmış 6 katlı binadır. Bu bina ya kentsel dönüşüm ile değiştirilmeli veya cephe giydirme sistemi ile dönüştürülmelidir. Mimari Proje bu yapıyı değerlendirmelidir.

           

a)    Yapılacak restorasyonlar:

Kuzey cephesinde bulunan ‘Liman idaresi’ yapısı ile ‘Orfanos ‘ yapısı restore edilmelidir. Çünkü Liman İdaresi, eski fotoğraflarındaki gibi değildir. O dönemin en meşhur gazinolarından olan Orfanos ise şu ana dek restore edilmemiştir.

b)   Yıkımlar:

*Orfanos kafe ile cadde arasında yer alan beş adet niteliksiz, tarihi olmayan gecekondu vari yapılar yıkılacaktır.

*Ayvalık gücü kafesi kaldırılacaktır.

c)    Orfanos ile cadde arasındaki yeni yapılar:

Yıkılan yapıların olduğu arsada, kentsel dokuyu yorumlayacak biçimde ve iki katlı kafeteryalar tasarlanmalıdır. Çünkü bu alan, kentlinin denizle zeminde ve yukardan görsel ilişki kuracağı tek bölgedir.

d)   Meydanın zeminindeki yenilikler:

*Deniz kıyısında belirli yerlerde denize inen basamaklar yapılmalıdır. Bu şekilde insanların deniz ile ilişkileri artırılacaktır.

* Zemin malzemesi, meydandaki hareketleri ifade eden, yol gösteren, doğal taş malzemeyle yapılacaktır. Kafe Kanelo’nun orijinal taş dokusu korunacaktır.

*Meydandan geçen bisiklet yolunun özel malzeme ve rengi meydana yansıyacaktır.

*Meydanın peyzajı yenilenecek ve gölge yapıcı Çınar benzeri ağaçlar kullanılacaktır.

* Meydanın oturma düzeni yenilenecektir.

B.     GÜMRÜK MEYDANI

1.Kafe Kanelo’dan Gümrük Meydanına doğru deniz kıyısındaki yapıların durumu

 

Kafe Kanelo’dan sonraki 137 ve 138 nolu parseller Belediyeye aittir. Belediye Otoparkı, Şehir Klübü, Orhan Peker Sanat galerisi olarak hizmet vermektedirler. Daha sonraki 3 parsel ise özel şahıslara aittir. Kafe Kanelo dahil olmak üzere, tüm parseller, Deniz kıyısındaki açık dış alanı camekanla kapatıp kapalı mekan haline getirmişlerdir. Bu deniz kıyısı açık alanlara kentli erişememektedir. Ayrıca Kafe Kanelo’dan sonraki yapıların hiçbirisi tarihi yapılar değildir.

Önerimiz, bu tek katlı 137 ve 138 parsel no’lu binaların   yıkılması ve bulundukları alanın, denize kadar kamusal açık ve kapalı alanlar olarak yeniden tasarlanmasıdır. Bu yeni tasarımda, deniz kıyısı açık olacak ve Talatpaşa caddesi ile buluşacaktır. Bu deniz kıyısı yaya yolu, Gümrük Meydanına komşu diğer 3 parselin deniz kıyılarındaki açık alanıyla birleşip Gümrük Meydanına ulaşacaktır. Dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı ile Gümrük meydanının deniz üzerinden yaya yolu ile birleşimi gerçekleşmiş olacaktır.


2.Gümrük meydanındaki çevreleyici yapıların durumu:

Gümrük meydanında Gümrük yapısı hariç tarihi bir yapı yoktur. O yüzden Otel haricindeki tek ve 2 katlı yapıların tarihi dokuya uygun biçimde giydirilmesi gerekmektedir.

Gümrük binası, şu anda kullanılmadığı için, Ticaret Bakanlığıyla konuşulup mevcut yapı, denizcilikle ilgili bir müze haline dönüşmelidir.

 

3.Gümrük meydanındaki trafik:

Gümrük meydanına, servis saatleri dışında, araç ve motorsiklet trafiğinin girmesi yasaklanmalıdır.

 

4. Gümrük meydanındaki deniz kıyısı

Deniz kıyısındaki parapet kaldırılmalı, oraya denize inen basamaklar yapılmalıdır.

 

5. Gümrük meydanındaki Zemin düzenlemesi:

 

Gümrük meydanının ortasında çınar ağaçlarından oluşan bir yeşil alan düzenlenmelidir.. Ortası Çınar ağaçlarıyla gölgelenmiş alan bir toplanma merkezine dönüşmelidir. Zemin, doğal taş malzeme kullanılarak, kaplanmalı, tüm eğim denize yönlendirilmelidir. 

 

 

C.     GÜMRÜK MEYDANI İLE YENİ LİMAN ARASINDAKİ KIYI BÖLGESİ

 

A)    HALİHAZIR DURUM:

·       Atatürk caddesi ile Deniz kıyı hattı arasındaki bölüm, potansiyel olarak kamusal alan olma özelliğine sahiptir.

·       En önemli özelliği, deniz kıyısındaki yağhanelerin ve villaların yan sokaklarının denize açılan yol niteliğinde olmasıdır. Maalesef bu denize çıkan yolların bir kısmı,  ya oteller ya da restoranlar tarafından işgal edilmiş durumdadır.

·       Ayrıca bu hat (gümrük meydanı ile Yeni Liman arası) kentlinin denize ulaşımının en az olduğu bölgedir.

*    Bu bölge, Endüstriyel Peyzajın en yoğun olduğu bölgedir. Bölgede, Zeytinyağı ve Sabun fabrikaları, yağhaneler, depolar ve dükkanlar bulunmaktadır. Ayrıca, Yalılar, kamu yapıları ve bir Müze bulunmaktadır.

 

·        Bu bölgede kamusal mekan olarak sadece, AİMA ve Rahmi Koç müzesi bulunmaktadır.

·       Bölgede, Belediye binası, Yalılar, Kullanılmayan endüstri yapıları, Silolar, Depoları ve Oteller bulunmaktadır.

·       Ara yollar trafiğe açıktır. Denize çıkan yollar bile otopark olarak kullanılmaktadır.

B)     BU BÖLGEDE KAMUSAL MEKANLAR NASIL YARATILIR VE NASIL NİTELİKLİ HALE GETİRİLİR?

BU SORUYA VERİLECEK YANIT, BİRAZ DA AYVALIKTA NASIL BİR ULAŞIM SİSTEMİ SÜRDÜRÜLECEĞİNE VEYA KENTTE YAYALAŞTIRMANIN YAPILIP YAPILMAYACAĞINA BAĞLIDIR.

DOLAYISIYLA, ÖNERİLERİMİZ HER TÜRLÜ ULAŞIM SİSTEMİNE UYGUNDUR. SADECE EN ETKİLİ OLACAĞI DURUMUN AYVALIK’IN YAYALAŞTIRILMASI OLDUĞU AÇIKTIR.


1. Mevcut Kamu yapılarının yeni Kaymakamlık binasına taşınmaları:

 

Bölgede, Kaymakamlık binası, Nüfus Müdürlüğü, Tapu müdürlüğü, Verem Savaş Dispanseri, Jandarma Eğitim alanı gibi kamu yapıları vardır. Hepsi de Deniz kıyısını, otopark olarak kullanmaktadır. Bu yapıların hiçbirisi, tarihi koruma alanına ait olmayıp herhangi bir çağdaş mimari niteliğe de sahip değildir.

Önerimiz, bu yapıların ortadan kaldırılması ve alanın bir dış alan olarak kamusal mekana dönüştürülmesidir. Bu yapılardan bazıları ille de yerinde kalacaksa, o zaman denize bakan dış mekanının otopark değil bir kamusal alan olarak düzenlenmesi talep edilmelidir.

 

2. Mevcut tarihi yapıların yeniden işlevlendirilmeleri:

 

Her tarihi yapının bir otel olması şart değildir. Bu yapıların, kamusal birer mekan olmasına çaba gösterilmelidir. Yapılar, restore edildikten sonra kentli tarafından gezilmeli ve kullanılmalıdır. Bir dükkan, dernek, kafeterya, kitaplık, sergi salonu, müze, müzik evi gibi işlevlerden söz ediyoruz.

 

3.Kentlinin denize ulaşması için bazı mimari araçlar

 

a)     Denize çıkan yollar temizlenip kamusal niteliğe kavuşturulmalı ve yollardan denize dik iskeleler yapılmalıdır.  Bu iskeleler, kentlinin denize kavuşması için kullanılmalıdır. Bu iskelelerde oturma, balık tutma ve deniz temizlendiğinde denize girme işleri yapılır.

b)     Mevcut deniz kıyısından 4-5 mt uzakta, kara ile aynı kotta, yani denizden 70-80 cm yukarda, 300-400 cm genişlikte, denize kazıklarla bağlanmış, ahşap ponton bir yol, Cumhuriyet  meydanından Belediye arka avlusuna bağlanır.

c)      Bu yol üzerinde, yer yer balık tutma, yüzme, oturma vb. aktivitelerin yapılacağı cepler yapılmalıdır.

d)     Atatürk caddesi yayalaştırıldığında (veya mevcut durumda) kentlinin denize çıkan yollara, oradan iskeleye, iskeleden de denizin üzerindeki ponton yola bağlanan karadan denize dikine bağlanan bir yaya ulaşımını hedefliyoruz.

e)     Tasarlanacak olan bu Ponton yol, aslında kentin merkezi ile endüstriyel peyzaj alanını ve ulaşacağı yerel yönetim yapısını birleştirerek, kapalı ve kayıp bir alan ile kentin merkezini birleştirmiş olur.

Son Yazılar

Hepsini Gör
AYVALIK’TA ULAŞIM İÇİN HANGİSİ DOĞRU?  

ULAŞIMDA TEK YÖN UYGULAMASI MI? ÇİFT YÖN UYGULAMASI MI? YOKSA TARİHİ KENTİN TÜMÜNÜ KAPSAYAN ARAÇSIZ KENT Mİ? YAYALAŞTIRMA MI? Vedat Tokyay- Mimar Ayvalık’ta yıllardan beri uygulanan çift yön uygulamas

 
 
 

Yorumlar


Bize Ulaşın

Lütfen aşağıdaki formu doldurun, en kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. 

Teşekkürler!

Gelişmeler İçin Abone Olun

Abone olun, son gelişmeleri ve yaklaşan etkinlikleri kaçırmayın.

Teşekkürler!

Ayvalık İçin Siviller

Adres= Ayvalık Destek Tasarım Akademisi, Barbaros Caddesi 159/A AYVALIK- BALIKESİR

Telefon:0 532 217 06 53    0 532 317 93 26

E mail: ayvalikicinsiviller@gmail.com

bottom of page